
Görmek için sadece bir adım atmak yeterliydi; fakat bu adımı atacak cesaret ve gücü bulmak... İşte buydu zor olan.
Kocaman hatta sonsuz bir deniz vardı ufukta ve de bu sonsuzluktan korkan bizler.
Ancak yere düşen kırık parçalarımızı görebiliyorduk ve de yarattığımız parmaklıklarımızı. Masmavi gökyüzüne uzanan o görkemli ağaçlardı demir çubuklarımız. Fakat biz o kadar sıkışmıştık ki kendi boşluğumuzda onlar ağaç değildi umut dolu, onlar demir buçuklardı ardına geçemediğimiz.
Hapishanemizin uzun parmaklıkları aslında gökyüzüne uzanan ve bulutlar arasında özgürlüğüne kavuşan umutlarımızdı bizim.
Sadece bir adım... Ve işte deniz karşınızda, ne renk görmek isterseniz.
ELÇİN TUĞÇE
11.10.10